İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) denildiğinde pek çok kişinin aklına devasa inşaat şantiyeleri, ağır sanayi fabrikaları veya maden ocakları gelir. Eğer bir ofisiniz, perakende mağazanız, çağrı merkeziniz veya yazılım şirketiniz varsa, İSG kurallarının sizin için çok da bağlayıcı olmadığını düşünebilirsiniz. Ne de olsa en kötü ne olabilir ki? Çay dökülmesi mi, kağıt kesiği mi?
İşte tam da bu masum görünen "Bize bir şey olmaz, bizim işimiz tehlikesiz" düşüncesi, işletme sahiplerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetimlerinde ağır idari para cezalarıyla baş başa bırakıyor. 2026 yılı itibarıyla dijitalleşen denetim sistemlerinde, tehlike sınıfınız ne olursa olsun yasal yükümlülüklerinizden kaçmanız mümkün değil.
Ekşioğlu İş Güvenliği olarak, az tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerin sıklıkla düştüğü 5 büyük yasal yanılgıyı ve bu tuzaklardan nasıl kurtulacağınızı sizler için derledik.
1. Yanılgı: "Ofis Ortamında Kaza Olmaz, İSG Uzmanına İhtiyacımız Yok"
Bu, az tehlikeli sınıftaki işletmelerin en yaygın düştüğü tuzaktır. Kaza sadece yüksekten düşmek veya bir makineye uzuv kaptırmak değildir. Prizlerden kaynaklı elektrik çarpmaları, ıslak zeminde kayıp düşmeye bağlı kırıklar veya ofis içi şiddet/stres kaynaklı kalp krizleri de iş kazası sayılır.
Çalışan sayınıza bağlı olarak sürekli bir uzman görevlendirme zorunluluğunuzun sınırları değişse de, risk değerlendirmesi yapmak, eğitim vermek ve acil durum planları hazırlamak tüm iş yerleri için zorunludur. Bu süreçleri kendi başınıza yönetmek yerine, profesyonel bir İş Güvenliği Uzmanlık Hizmeti alarak yasal sorumluluğu uzman ellere bırakmak en güvenli yoldur. İşletmenizin tam olarak hangi sınıfta olduğundan emin değilseniz, hemen Tehlike Sınıfı Öğrenin sayfamızdan durumunuzu teyit edebilirsiniz.
2. Yanılgı: "Bizim İş Yerinde Risk Yok Ki, Risk Değerlendirmesine Ne Gerek Var?"
Mevzuata göre, bir sigortalı çalışanın dahi olduğu her iş yeri, güncel bir Risk Değerlendirme Raporu'na sahip olmak zorundadır. "Biz sadece bilgisayar başında oturuyoruz" demek sizi kurtarmaz.
- Sürekli oturarak çalışmaktan kaynaklı kas-iskelet sistemi hastalıkları (Ergonomik riskler),
- Göz bozuklukları,
- Yetersiz aydınlatma veya havalandırma,
Bunların hepsi birer mesleki risktir. Bu riskleri minimize etmek ve personelin verimliliğini artırmak için Ergonomi Eğitimi aldırmak ve çalışma ortamını yasalara uygun projelendirmek şarttır.
3. Yanılgı: "Masa Başı İş İçin Sağlık Raporu İstenmez"
İşe yeni bir personel alıyorsunuz. Kişi sadece telefonlara bakacak veya muhasebe tutacak. "Sağlık raporuna gerek yok, alt tarafı ofis işi" derseniz, büyük bir hata yaparsınız.
Yasalara göre işe girişlerde personelin o işe fiziksel ve ruhsal olarak uygun olduğunu belgelemek zorunludur. Kişinin ofis ortamında bulaşıcı bir hastalık taşıyıp taşımadığı veya işin gerektirdiği dikkati sağlayacak sağlık şartlarına sahip olup olmadığı ancak uzman bir hekim tarafından onaylanabilir. Bu nedenle, işe yeni başlayan her çalışanınız için yasalara uygun İşe Giriş Sağlık Raporu ve sürecin devamında İş Yeri Hekimliği Hizmeti almanız hukuki bir zorunluluktur.
4. Yanılgı: "Acil Durum Planı ve Tatbikatlar Sadece Fabrikalar İçindir"
Türkiye bir deprem ülkesidir ve afetler tehlike sınıfı dinlemez. Ofisinizin bulunduğu plazada bir yangın çıkması veya mesai saatleri içinde bir deprem olması durumunda personelin binayı nasıl tahliye edeceği, toplanma alanının neresi olduğu net bir şekilde belirlenmiş olmalıdır.
İşletmenizin duvarında göstermelik asılı duran, internetten indirilmiş jenerik krokiler denetimlerde geçersiz sayılır. İş yerinize özgü, gerçekçi bir İş Yeri Afet ve Acil Durum Planlama Eğitimi almanız ve yılda en az bir kez tahliye tatbikatı yapmanız gerekmektedir. Aynı şekilde personelin belirli bir kısmının Yangın Eğitimi alması da yasal bir şarttır.
5. Yanılgı: "Eğitimler Zaman Kaybı, İşler Aksamasın"
Çalışanlarınızı yarım gün veya bir gün boyunca eğitimde tutmak, kısa vadede bir iş gücü kaybı gibi görünebilir. Ancak olası bir kaza anında, o çalışanın yasal zorunlu İş Güvenliği ve Sağlığı Eğitimi'ni almamış olduğu tespit edilirse, işverenin ödeyeceği tazminatlar ve cezalar, o bir günlük mesainin binlerce katına mal olacaktır.
Ayrıca ofis ortamında yaşanabilecek kalp krizleri, boğulmalar veya bayılmalara karşı her 20 personelden en az 1'inin sertifikalı Temel İlk Yardım Eğitimi almış olması zorunludur. Bu eğitimler zaman kaybı değil; hayat ve itibar kurtaran hayati yatırımlardır.
Görünmez Kazalara ve Görünür Cezalara Karşı Ekşioğlu OSGB Yanınızda
"Az tehlikeli" olmak, "sıfır risk" anlamına gelmez. Kanunlar önünde her işveren, çalışanının sağlığından ve güvenliğinden eşit derecede sorumludur. Denetmenler kapınızı çaldığında eksik evraklarla veya güncel olmayan raporlarla yakalanmamak, işletmenizi hukuki ve maddi olarak güvence altına almak için proaktif davranmalısınız.
Ekşioğlu İş Güvenliği olarak, işletmenizin tehlike sınıfına ve yapısına en uygun, bütçe dostu ve tam kapsamlı OSGB Hizmetleri sunuyoruz. Mevzuat karmaşasında boğulmadan, işinize odaklanmanız için tüm İSG ve sağlık süreçlerinizi biz yönetiyoruz.
Siz de yasal yükümlülüklerinizi tam olarak yerine getirip getirmediğinizi merak ediyor musunuz? İşletmenizin İSG eksiklerini ücretsiz olarak analiz etmemiz ve size özel bir yol haritası çıkarmamız için İletişim sayfamız üzerinden hemen randevu oluşturmak ister misiniz?




